Hemen Ara 444 4 469 - 365 gün 24 saat kesintisiz hizmet

Az Görmede Erken Tanı ve Rehabilitasyonun Önemi

AZ GÖRMEDE ERKEN TANI VE REHABİLİTASYONUN ÖNEMİ

Görme doğduktan sonra öğrenilen bir yetidir ve en baskın duyumuzdur. Bebek ve çocuklarda farklı nedenlerle görme duyusunun gelişiminde problemler olabilir. Bebek ve çocukluk döneminde ortaya çıkabilen ‘Az Görme’ durumu erken saptanmaz ise kişi hayat boyu görme kaybı ile yaşamak zorunda kalabilir. Dünyagöz Ankara Tunus Hastanesi’nden Prof. Dr. Aysun İdil, az görmede erken tanı ve rehabilitasyon ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

Türkiye’de az görme konusunda öncü isimlerden biri olan Prof. Dr. Aysun İdil; “Görme problemleri nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini, eğitimini, mesleksel uygulamalarını ve hatta hobilerini gerçekleştiremeyecek ve sürdüremeyecek olan kişiler, “Az Gören” olarak nitelendiriliyor. Düzenli göz muayenesi ile az görenlerin çocuk, hatta bebekken saptanması sağlanabiliyor. Az görme erken yaşlarda rehabilite edilmeye başlanırsa bireyin görme kaybı en aza indirilebiliyor. Az gören kişilerin görme seviyesini artırmak için özel rehabilitasyon programları ve teknolojik ekipmanlar kullanılıyor. Görme işlevi ile ilgili problemler ‘az görme’ ve  ‘körlük’ olmak üzere ikiye ayrılıyor. Görme rehabilitasyonu (esenlendirme) ile az gören bireyin yaşam kalitesini yükseltmek onu bağımsız, üretken, eğitimine devam edebilen, mesleğini yapabilen, hobilerini gerçekleştirebilen, yaşadığı hayattan zevk alan bir birey haline getirmek amaçlanıyor.” ifadelerini kullandı.

Bebeklik ve Çocukluk Dönemi Önemli

Az görme rehabilitasyonunun tüm yaş gruplarında ve görsel yeti kayıplarında yapılabileceğini belirten Prof. Dr. Aysun İdil; “Görme kaybı genellikle yaşamın ileri yaşlarında meydana geliyor. Ancak doğumda, küçük çocuklarda ve genç erişkinlerde de görülebiliyor. Görme kaybına yol açan göz hastalıklarının başında; yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı), diyabete bağlı oluşan göz problemleri, glokom (göz tansiyonu), genetik geçişli durumlar (heredomaküler distrofiler-retinitis pigmentosa), retina hastalıkları ve görme siniri hastalıkları geliyor. Görme doğduktan sonra öğrenilen bir yeti olduğu için bebek ve küçük çocuklarda göze bağlı nedenlerin yanı sıra beyne bağlı nedenler ve her ikisinin birlikte olduğu durumlar görmenin gelişmesine engel olabiliyor. Bu yaş grubu, görmenin öğrenildiği ve uygun yöntemlerle kazandırılabilir dönemde oldukları için önceliklidir. Bebeklerde görsel rehabilitasyon uygulamaları, özellikle beyne bağlı (erken doğum, doğum sırasında oksijensiz kalma, beyin kanamaları) durumlarda çok daha etkili olmaktadır.” diyerek sözlerine devam etti.

Rehabilitasyon programlarında teknolojik ekipmanlar kullanılıyor

Prof. Dr. Aysun İdil görsel rehabilitasyon programları, zeminde yatan nedene, kişinin yaşı, mesleği, yapamadıkları ve yapmak istedikleri göz önünde bulundurularak bireysel olarak hazırlandığını ve uygulandığını belirterek; “Rehabilitasyonda az görme yardım cihazları (optik veya optik olmayan), ve görmeyi geliştirici yöntemler kullanılır. En sık kullanılan cihazlar mikroskobik gözlükler, el veya ayaklı büyüteçler, teleskopik sistemler, telemikroskopik gözlükler, bilgisayar yazılım programları, dijital sistemler ve tabletlerdir. Görmeyi geliştiren özellikle okuma performansını arttıran yöntemlerin başında ise mikroperimetri, prizmalarla eksantrik bakış çalışmaları, alan kayıpları ile ilgili uygulamalar gelir.  Rehabilitasyonun etkili olması için mutlaka az gören bireyin eğitimi ve klinikteki çalışmaların yanında ev uygulamaları önemlidir. Ev uygulamalarında aile bireylerinin desteği gereklidir” diye konuştu.  

Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanıyoruz. www.dunyagoz.com'a giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.

Daha Fazla Bilgi Al